CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: ALTILI MASA UZATMASIN KARARINI VERSİN!

Altılı masa kimi seçerse o aday olacakmış. Altılı masa da çok uzatmasın karar versin. Herhalde artık bu yıl içinde bu açıklamayı yapacaklardır. 

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: ALTILI MASA UZATMASIN KARARINI VERSİN!
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: ALTILI MASA UZATMASIN KARARINI VERSİN!

 

Kılıçdaroğlu'na sorduğu 10 soruya CHP liderinin verdiği yanıtlar hakkında konuşan Erdoğan, "Onuncu sorum olan aday olup olmayacağına ise seçim tarihi bahanesi ile yüreksizliğini, çapsızlığını bir kez daha göstererek cevap vermiştir. Seçim tarihi belli. Sen şimdiden haziran 2023'e hazırlan ama önce adayınızı belirleyin. Sen sıkıysa aday oluyor musun olmuyor musun bunu açıkla" söyleminde bulundu.

KILIÇDAROĞLU'NA YANIT

Siyasetin cilvesi diyebileceğimiz bazı konularla uğraşmak mecburiyetinde kalıyoruz. Türk siyaset tarihinin en zor cilvesi bizim dönemimize denk geldi. Bu talihsiz cilvenin adı Kılıçdaroğlu'dur. Ciddiye alsak ciddiye alınacak, gülüp geçsek gülüp geçilecek tarafı yok. Biz de yok saymayı tercih ediyoruz. Yok saydığımızda da yalanın dozunu sürekli yükseltiyor. Biz de mecburen bu zatı ara ara paçasından tutup aşağıya çekmek zorunda kalıyoruz. Zat bizim geçen salı günü sorduğumuz sorulara cevap vermiş, sonra bize güya 10 soru sormuş. Birinci sorum olan terör örgütlerini lanetleyip lanetlemeyeceğine dair verdiği cevaptaki tüm göndermeler, Türkiye'yi birilerine gammazlayan alçakça tuzaklarla bezelidir. İkinci sorum olan harekatları destekleyip desteklemediklerine iğrençliği karıştırarak hezeyanlar sergilemiştir. Üçüncü sorum olan NATO tartışmalarına cevabı sadece bu mücadelemizde karşımızda olanları sevindirecek bayağılıktadır. Dördüncü sorum olan Akdeniz ve Ege'ye dair verdiği cevapla ülkesinin değil, Rumların yanında yer aldığınız tekrar göstermiştir. Beşinci sorum olan küresel krizin ekonomik boyutuna karşı mücadeleye destek vermeye, basit bir cevap vermiştir. Altıncı sorum olan yalanı bırakıp bırakmayacağına, aynı yalanları tekrarlayarak cevap vermiştir. Yedinci sorum olan siyasi stratejilerini yabancı temsilcilere onaylatmaktan vazgeçip vazgeçmeyeceğine inkarla cevap vermiştir. Sekizinci soruma asil değil sefil bir şahsiyet olduğunu göstererek cevap vermiştir. Dokuzuncu sorum olan partisi içindeki terör örgütü destekçisini, hırsızı, tacizciyi tasfiye edip etmeyeceğine bunlara ortak olduğunu ikrar ederek cevap vermiştir.

Onuncu sorum olan aday olup olmayacağına ise seçim tarihi bahanesi ile yüreksizliğini, çapsızlığını bir kez daha göstererek cevap vermiştir. Seçim tarihi belli. Sen şimdiden haziran 2023'e hazırlan ama önce adayınızı belirleyin. Sen sıkıysa aday oluyor musun olmuyor musun bunu açıkla. 

YENİ HAREKAT MESAJI

'Türk Milleti için güçlü bir orduya sahip olmak tarih boyunca olageldiği gibi bugün de bir tercih değil, bir mecburiyettir. Güney sınırımızda oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu harekatlarla darmadağın ettik. Güvenlik hattının eksiklerini yeni harekatlarla tamamlayacak hem de tüm kuvvetlerimizi her türlü göreve hazır hale getirecek çalışmaları titizlikle yürütüyoruz'dedi. 

EKONOMİ MESAJLARI

Milli gelirimizi 235 milyar dolardan aldık, 1 trilyon dolar sınırına kadar getirdik. Şayet Gezi olayları ile başlayan ve devam eden ihanetlerin ülkemize kur, faiz, enflasyon şer üçgeni üzerinden ödettiği ağır bedeller olmasaydı bugün 1.5 trilyon doları bulan milli gelirle farklı yerlerde olacaktık. Sahnede hangi oyun sergilenirse sergilensin gerisinde bir ekonomik sabotaj mutlaka vardır. Buna rağmen ülkemize diz çöktürülmesine izin vermedik, vermeyeceğiz. Türkiye'nin ödediği bedellerde payı olan herkesin yakasına yapışmak boynumuzun borcudur. Karşımıza çıkarılan aktörlerin birer aparat olduğunu biliyor, asıl mücadeleyi projelerin gerçek sahiplerine karşı veriyoruz. Türkiye'nin ekonomide geldiği yeri de yaşadığı kayıpları da bu perspektiften değerlendirmek gerekiyor. Eğer biz kağıt üzerindeki hesaplara kalsaydık ne vesayetle ne terörle mücadelemizi zaferle neticelendirebilirdik, ne darbecileri bozguna uğratabilirdik. Biz, milletimize güvendiğimiz, ülkemize inandığımız, inancımızdan şüphe duymadığımız için 20 yıldır ayaktayız. Elbette tedbiri elden bırakmadan, biz kimin ne dediğine bakmadan kendi işimizi yapacağız.

2023'te bir Türk vatandaşının Uluslararası Uzay İstasyonu'na gönderilme sürecini başlattık. Yerli otomobilimizi inşallah yakında yollarda göreceğiz. 

"CAMİNİN İÇİNİ BİRA KUTULARIYLA SİZİN TAKIMINIZ KİRLETTİ"

Zulüm 1453'te başladı, bu ifadelerin arkasında sen varsın. Örgütünüzün elemanları bunları yazarken sesiniz çıkmadı. Sen Beşiktaş'tan Taksim'e kadar yürüdün. Caminin içini bira kutularıyla sizin takımınız kirletti. Bunları yaptınız. Sizin böyle bir maneviyat, dini değerlere saygı, öyle bir anlayışınız yok ama istismar var. İstismarı çok iyi yapıyorsunuz. Bundan sonra o da yutmayacak, o da tutmayacak. Atatürk Kültür Merkezi'ne Gezi olaylarında malum teröristlerin pankartlarını siz astınız. Ben buradan milletime sesleniyorum. Bu ülkeyi terör örgütlerine biz asla peşkeş çekmeyeceğiz. Geçenlerde 3 tane sözde milletvekili, Şehitler Köprüsü'nde pankart astı. Polislerimize vurmaya kalkanlar olmuştur. Bunlar malum partinin parlamentodaki uzantılarını ta kendisi. Bu milletin polisine el kaldırandan milletvekili olmaz. Bunların parlamentoda da yeri olmaz. Bunların da parlamentodan silinip atılmasının adımlarının atılması lazım. Bizim Gezi olayları konusundaki öfkemizin nedeni kişisel değil, ülkemize ağır faturaların önümüze sürülmeye başlandığı ilk hadise olmasıdır. 

"KADINLARA ALÇAKÇA HAKARET EDEN BAŞKANI KORUYANLARDAN ALACAK AHLAK DERSİMİZ YOK"

Biz bunlara teşhisi koyduk. Onlara bu söz neye karşılık geliyor bilmiyoruz ama dediğimiz çok açık. Mukaddesatımıza hürmetsizlik edenlere özellikle tavizsiz davrandık. Bugün de aynı hassasiyetlerle davranıyoruz. Milletimiz Gezicileri nasıl tanımlıyorsa biz de aynı sıfatları kullanıyoruz. Elebaşlarını, vandalları, polisimize kurşun sıkan şehir eşkiyalarını, yağmacıları, ibadethanelerimizi bira kutularıyla kirletenleri, aziz milletimizin iradesine kast eden darbe heveslilerini bu millet nasıl tarif ediyorsa biz de aynı şekilde tarif ediyoruz. Vandala vandal, haine hain, çapulcuya çapulcu demekten geri durmayacağız. Bizim kadınlara alçakça hakaret eden belediye başkanlarını koruyanlardan alacak ahlak dersimiz yoktur. Şehit bacısına küfürler savuran terbiyesizlerden öğrenecek saygı dersimiz de yoktur. Buradan tüm kardeşlerime sesleniyorum. Hadlerini bildirmek milletimize karşı sorumluluğumuzun bir gereğidir. 

Kaynak: Haber Global