İsimler Yazılacak” Tehdidinden Önce: Van’da Halk Nöbeti, Yetkililere Açık Bir Davadır
Toplumun çaresizliği mi, yetkililerin sessizliği mi? Esendere’den Hacıbekir’e yayılan mahalle direnişi, aslında kurumsal başarısızlığın utanç vesikası.
Bir yanda meşalelerle sokakları aydınlatan kadınlar, gençler, yaşlılar; diğer yanda operasyon haberleriyle avutan bürokrasi. Van’ın İpekyolu ilçesinde uyuşturucuya karşı başlatılan halk nöbeti, Esendere’den Hacıbekir’e taşınırken, ortaya çarpıcı bir tablo çıkıyor: Vatandaş, yetkililerin yapması gerekeni yapmak zorunda kalıyor. Peki bu, bir başarı hikâyesi mi, yoksa devlet eliyle yürütülen mücadelenin iflasının ilanı mı?
Nöbet mi, Teslimiyet mi?
Esendere Mahallesi’nde başlayan gece nöbetleri, kısa sürede komşu mahallelere yayıldı. Halk, uyuşturucu satıcılarının mahalleye girişini engellemek için kendi imkânlarıyla devriye geziyor. Kadınlar erkeklerle omuz omuza, çocuklarını korumak için ateş yakıyor. Yürekleri sızlatan bu manzara, aslında ne kadar büyük bir çaresizliğin dışa vurumu.
Bu insanlar kahramanlık destanı yazmak için değil, uyuşturucu bataklığında boğulan evlatlarını kurtarmak için sokakta. Ama asıl kahraman olması gerekenler –emniyet, jandarma, kaymakamlık, belediye– maalesef bu tablonun dışında kalmış durumda. Mahalle sakinlerinin “Bir sonraki afişte isimler yazılacak” uyarısı, nefretten çok, devletin adalet dağıtamadığı noktada halkın kendi adaletini kurma tehlikesine işaret ediyor. Bu, demokrasi için ürkütücü bir sinyaldir.
“Operasyon Var” Demek Yetmez, Sonuç Lazım
Van merkezli operasyonlarda onlarca kişi gözaltına alınıyor, yüzlerce kilo uyuşturucu ele geçiriliyor. Peki sokakta ne değişiyor? Hiçbir şey. Çünkü bu operasyonlar, sorunun köküne inmeden, sadece simgesel bir temizlikten ibaret. Uyuşturucu kullanım yaşı 10’a düşmüşken, bu operasyonları zafer haberi gibi sunmak, vatandaşa hakarettir.
Yetkililer, her operasyon sonrası kameraların karşısına geçip rakam vermeyi bırakmalı. Sorsanız “Narkokapan” ile 78 kişi yakalandı, ama yarın yerine yenisi geliyor. Çünkü işin sosyal boyutu, istihdam boyutu, eğitim boyutu, bağımlılıkla mücadele boyutu yok sayılıyor. Devlet, uyuşturucuyla savaşmak yerine, uyuşturucu haberleriyle savaşıyor gibi.
DEM Parti’nin Eleştirisi Samimi mi, Siyasi mi?
DEM Parti Van Milletvekili Zülküf Uçar, meclis kürsüsünden “Sorun çözülmek yerine ağırlaştı” diyerek iktidarı hedef aldı. Bu eleştiride haklı payı büyük. Ancak aynı partinin yerel yönetimleri Van’da yıllardır görevde ve sorunu çözmek için somut projeler ürettikleri söylenemez. Hem belediyeyi elinde tutup hem de “devlet yapmıyor” demek, biraz da işi başkasına yıkma çabası.
Yine de Uçar’ın “Kürt kentlerinde planlı yayılma” vurgusu, akıllara kaçakçılıkla mücadelede koordinasyon eksikliğini getiriyor. İster kabul edin ister etmeyin, Doğu’da uyuşturucu ticareti, bir güvenlik sorunu olmaktan çok, sosyo-ekonomik bir çöküşün yansıması. Bu çöküşü, ne meşaleli yürüyüşler ne de haftalık operasyonlar düzeltebilir.
Bu Nöbet, Yetkililere Açık Bir Mektuptur
Van’daki mahalle nöbetleri, erdemli bir toplumsal dayanışma örneği olarak övülmeyi hak ediyor. Ama aynı ölçüde, bu nöbetlerin zorunlu hale gelmesi, devletin en temel görevini yerine getiremediğinin kanıtıdır. Bir vatandaş, gece yarısı sokakta nöbet tuttuğunda, o yetkililer orada yok demektir.
Ya bu nöbetler, mahallelerin devlete olan güvenini yeniden inşa edecek adımlara dönüşür –ki bunun için acilen psikososyal destek, istihdam seferberliği ve önleyici politikalar şart– ya da bu direniş, bir gün isyan ateşine dönüşür. Yetkililer, bu meşalelerin ışığında gerçekleri görmeli; yoksa o meşeler, bir gün önlerine dikilir.
www.habertusba.net





