Van’da Turizm Çıkmazı: Betonlaşan Kent, Yoksullaşan Halk, Kaybolan Kültür

Van, uzun yıllardır turizmle büyüme hedefiyle anılıyor. Ancak son veriler, kentin turizmde ciddi bir darboğaza girdiğini gösteriyor. Oteller boş, esnaf perişan.

Van’da Turizm Çıkmazı: Betonlaşan Kent, Yoksullaşan Halk, Kaybolan Kültür
Van’da Turizm Çıkmazı: Betonlaşan Kent, Yoksullaşan Halk, Kaybolan Kültür

Peki ya turist gelseydi? Yerel halkın kendi evinde misafir, kendi toprağında yabancı konumuna düştüğü bu tabloda, turizm acaba kime yarıyor?

Yerel Halk: İzleyici mi, Köle mi?

Turizm planlamasında en büyük eksiklik belki de yerel halkın tamamen dışlanmış olması. Kente turist geldiğinde, yerel halk kendi kaynaklarını kullanamazken, dışarıdan gelen misafirlerin parası var diye fahiş fiyatlarla hizmet sunuluyor. Yerel halk ise sadece izleyici konumuna düşüyor.

Van ekonomisinin yüzde 63’ü hizmetler sektörü üzerinden şekillenirken, bu sektörün büyük kısmı İranlı turistlere bağımlı hale gelmiş durumda. Tek bir ülkeden gelen turiste bu denli bağımlı bir turizm modeli, sürdürülebilir olmaktan çok uzak. Üstelik bu bağımlılık, yerel halkı kendi toprağında yabancıya muhtaç bir konuma itiyor.

Kültürel Yozlaşma Tehdidi

Turizm sadece ekonomik değil, kültürel bir mesele aynı zamanda. Plansız ve denetimsiz turizm, toplumun yabancı kültürlerin etkisiyle kendi öz değerlerine sahip çıkmaması anlamına gelen kültürel yozlaşmayı hızlandırabilir. Turizm işletmelerinde çalışanların yabancılarla etkileşimi, bireylerin kendi kültürel alışkanlıklarından uzaklaşmasına neden olabilir.

Van’ın zengin kültürel mirası, tarihi dokusu ve yerel değerleri, turizm adı altında metalaşma tehlikesiyle karşı karşıya. Peki bu değerleri korumadan, her gelen turiste kapıları sonuna kadar açmak ne kadar doğru?

 Turizm Halk İçin mi, Birkaç Müteahhit İçin mi?

Van’da turizm çıkmazı, aslında Türkiye’nin pek çok kentinde yaşanan turizm paradoksunun bir yansıması: Altyapı hazır değil, planlama yok, yerel halk yok sayılıyor, kültürel değerler tehdit altında. Turist gelmediğinde esnaf ağlıyor, geldiğinde ise yerel halk fahiş fiyatlar karşısında çaresiz kalıyor.

Van’ın turizmden gerçek anlamda fayda sağlayabilmesi için sadece otel inşa etmek yetmez. Sürdürülebilir, yerel halkı merkeze alan, kültürel değerleri koruyan ve çeşitlendirilmiş bir turizm politikası şart. Aksi halde Van, ne turist geldiğinde ne de gelmediğinde kazanan bir kent olamayacak. Ve en önemlisi: Vanlılar kendi kentlerinde yabancı konumuna düşmeye devam edecek.

Betonlaşma ve Müteahhit Rüzgârı

Turizm bahanesiyle kente yapılan yatırımlar ise başka bir tartışmayı beraberinde getiriyor. Van’ın İpekyolu ilçesinde hayata geçirilecek “Van Mall” projesi kapsamında 5 yıldızlı, 70 odalı yeni bir otel inşa edilecek. Bu ve benzeri projeler, kentin doğal dokusunu bozan beton yığınlarına dönüşme riski taşıyor. Eleştirmenlere göre bu büyük ölçekli yatırımlar, birkaç müteahhidin elinde şekilleniyor ve yerel halkın kentin geleceğinde söz sahibi olmasını engelliyor.

İran’daki Savaşın Gölgesinde Çöken Van Turizmi

Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Necdet Takva’nın ifadesiyle Van, “İran’daki savaşın en büyük ekonomik mağduru” oldu. 2025 yılını yaklaşık 778 bin ziyaretçiyle kapatan kent, 2026 için koyduğu 1 milyon turist hedefinin çok uzağında kaldı. Özellikle Nevruz döneminde otellerin doluluk oranı yüzde 5-10 seviyesine kadar geriledi. Bir otel işletmecisinin dediği gibi: “Geçen yıl bu dönemde tüm rezervasyonlar doluydu, bu yıl satışlar neredeyse durdu”.

Mayıs 2026 verilerine göre Van’daki bakanlık onaylı tesislerin toplam doluluk oranı yüzde 34,09’da kaldı. TÜRSAB Doğu Anadolu Bölge Temsil Kurulu Başkanı Cevdet Özgökçe ise Van’da yaklaşık 300 otel bulunduğunu, bunların 190’ının şu anda boş olduğunu söylüyor.

Altyapı mı, Plansızlık mı?

Peki Van turizmi neden bu kadar kırılgan? Uzun kış mevsimi, kar ve doğa avantajına rağmen kent; festival iptalleri, plansız kayak yatırımı ve azalan uçak seferleri yüzünden turizm yarışında geride kalıyor. TÜRSAB Başkanı Özgökçe, Van’da turizmin plansızlık nedeniyle ivme kazanamadığını vurguluyor. “Van gibi kışı uzun süren bir şehir için turizm sadece kayakla sınırlı olamaz” diyen Özgökçe, “Yanlış kararlar ve iptaller, bu şehrin önünü kesiyor” ifadelerini kullanıyor.

Kış turizmi potansiyelinin değerlendirilememesinin temel sebeplerinden biri olarak altyapı eksiklikleri öne çıkıyor. Kayak merkezlerinin modernizasyonu, konaklama tesislerinin yetersizliği ve ulaşımın güçlüğü, turistlerin bölgeye olan ilgisini olumsuz etkiliyor.