500 BİNA İNCELENDİ! DEPREM BÖLGESİNDE 8 KRİTİK HATA BELİRLENDİ!

Kahramanmaraş merkez üssü meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüklerindeki depremlerde Hatay'da çok sayıda bina çökerken birçok binada ağır hasar alıp kullanılmaz hale geldi. Bölgede incelenen 500 bina ile yapılan 8 kritik hata bilirkişi raporu açıklandı.

500 BİNA İNCELENDİ! DEPREM BÖLGESİNDE 8 KRİTİK HATA BELİRLENDİ!
500 BİNA İNCELENDİ! DEPREM BÖLGESİNDE 8 KRİTİK HATA BELİRLENDİ!
500 BİNA İNCELENDİ! DEPREM BÖLGESİNDE 8 KRİTİK HATA BELİRLENDİ!

Türkiye'yi sarsan deprem felaketinin 23 gününde bölgedeki enkaz çalışmaları devam ederken bir yandan da alanında uzman kişilerce yıkımlara sebep olan hatala araştırılıyor. 

Hatay'daki 500 binayı inceleyen bilirkişi, sahadaki kritik sorunları belgeledi. Buna göre; yıkımlara sebep olan hatalar, "zayıf kolon", "düz demir kullanımı", "taşıyıcı elemanlara verilen zararlar", "kesit yetersizliği", "uygunsuz etriye aralıkları", "yumuşak kat etkisi", "zemin sıvılaşması" ve "çerçeve süreksizliği" gibi 8 başlıkta toplandı. 

İnşaat mühendisi Suat Torun yaptığı açıklamada, Hatay'da depremin hemen ardından hasar tespit çalışmalarına katkı vermek ve İnşaat Mühendisleri Odası üyesi olarak gönüllü bilirkişilik yapmak üzere sahaya gittiğini ve 10 gün bölgede kaldığını anlattı.

Meslek odası olarak hasar tespiti yaparken ayrıca bilirkişi olarak savcılık adına gerekli verileri topladığını dile getiren Torun; mimarlar, jeoloji mühendisleri ve inşaat mühendisleri olarak birlikte hareket ettiklerini, araziyi, yapıyı ve tasarımı incelediklerini aktardı.

 500 BİNA İNCELENDİ

Mühendis Torun, bölgede savcılık adına 200'e yakın, İnşaat Mühendisleri Odası adına ise 300 olmak üzere toplam 500 binayı incelediğini söyledi.

Bu çalışmaları yaparken bir inşaat mühendisi olarak yaptığı çalışmaları paylaşan Torun, delillerin karartılmaması için binaların fotoğraflarını ve videolarını çektiklerini, binanın ne sebeple yıkıldığını tespit etmek için çeşitli çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.

''KOLON VE KRİŞLERDEN ÖRNEKLER ALDIK''

Torun, "Binaların kolon ve kirişlerinden örnekler aldık. Yapının bütünlüğü bozulmuşsa bile her bir donatının ölçümlerini yaptık. Sahadaki numuneleri de yetkililere teslim ettik." dedi.

Hatay'da yapıların çok büyük hasar gördüğünü vurgulayan Torun, sahada gördükleri binaların büyük çoğunluğunun eski yapılar olduğunu ifade etti.

ÖNCELİKLİ SEBEP YAPIM HATALARI

Torun, depremde yıkıma neden olan hatalar konusunda şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sahada en çok rastladığımız sorun beton kalitesizliği yani istenen dayanıma sahip olmayışıydı. Bunun dışında demir gibi donatıların istenen çapta ve yapıda olmadıklarını tespit ettik. Proje ve uygulama hatalarını da gördük. Bir de zemin etütlerinin iyi yapılmaması ve zemin sıvılaşmasından kaynaklı büyük problemlerle karşılaştık."

"Genelde öncelikli sebep yapım hataları kaynaklı olarak ortaya çıkıyor. Genel başlıkları ise zayıf kolon, düz demir kullanımı, taşıyıcı elemanlara verilen zararlar, kesit yetersizliği, uygunsuz etriye aralıkları, yumuşak kat etkisi ve çerçeve süreksizliği olarak sıralayabiliriz. Proje hataları da gördük. Tasarım yapılırken binanın x ve y düzleminde deprem kuvvetlerini alması için perdeler tasarlanır. Bunların tüm kolonlarının kirişlerle bağlanması gerekir. Yapılmaması halinde yapı hasarları oluşur."

KOLONLAR DAHA İNCE, DEMİR KALİTESİ YETERSİZ

Torun, eski yönetmeliklere göre inşa edilen yapıların kolon kesitlerinin yetersiz olduğuna işaret ederek, "Hatay'da eski binalarda genelde 18-20 santimetre dolayında kolonlar, 15-20 santimetre arasında da kirişler tespit ettik. Bu boyuttaki elemanlar kesit yetersizlikleri sebebiyle yapıların hasara uğramasına sebep olmuş. Şimdiki yönetmeliklerde kolon boyutunun minimum 30, kiriş genişliğinin de 25 santimetre olması gerekiyor." şeklinde konuştu.

Betonarme binalarda betonla daha iyi birliktelik sağlayan nervürlü demirlerin de önemine değinen Torun, "Nervürsüz demir beton içinde sıyrılması kolay olduğu için görevini yerine getirememiş. Bu sebepten yapılar çok hızlı hasar almış ve çökmüş. Nervürlü yapılarda yapı hasar alsa da donatı sıyrılmamış, yıkılma olmamıştır. Şimdiki yönetmeliklerde nervürlü demir kullanmak mecburi." ifadelerini bulundu.

DENİZ KUMU BETON YAPISINI BOZMUŞ

Hatay'da binalarda deniz kumu kullanıldığını da tespit ettiklerini belirten ve kumun içinde deniz kabuğunu belgeleyen bir fotoğrafı gösteren Torun, şu bilgileri paylaştı:

"Deniz kumunun en büyük tehlikesi, tuz oranının yüksek olmasından dolayı betonun yapısını bozar. Bu nedenle beton istenen dayanıma sahip olamaz."

"Deniz kumunun, binalarda beton içinde bulunan demirin korozyona uğramasına yani çapının küçülmesine, ayrıca paslanıp çürümesine de neden olduğunu gördük. Korozyon nedeniyle 16 milimetre çapında olması gereken demirin 10 milimetreye kadar düştüğünü gördük."

Torun, demirlerin açıkta olması ve havayla temas etmesinin de korozyona uğrayarak çap kaybetmelerinin bir diğer nedeni olduğuna dikkati çekti.

BETONDA BÜYÜK TANELİ ÇAKILLAR TESPİT EDİLDİ

İncelediği 500'e yakın binada rastladığı sorunları çektiği fotoğraflarla belgeleyen Torun, yıkımların en çok kontrolsüz yapım hataları nedeniyle oluştuğunu tespit ettiklerini ifade etti. Hatay'da yıkılan bir binanın fotoğrafı üzerinden örnek veren Torun, beton içindeki agrega denilen çakıl, kum gibi malzemenin istenen boyutta olmadığını gözlemlediklerinin altını çizdi.

Betondaki bu çakılların boyutunun 8-10 santimetreye varan büyük çaplarda olduğunu tespit ettiklerini aktaran Torun, "Bu çakılların büyük oluşu deprem açısından büyük risk yaratır ve binanın mukavemetini zayıflatır. Burada kırma taş kullanılması gerekirdi. Bunları maalesef incelediğimiz binalarda göremedik" söyledi.