Denizden Gelen Bereketi Doğayla Paylaşıyor, Balıkçının "Doğa Hakkı" Geleneği
Geleneksel esnaflığın en naif örneklerinden biri, bir balıkçının dükkânını açtığı ilk günden beri sürdürdüğü anlamlı uygulama ile hayat buluyor.
Yozgat'ta bir balıkçı, "Denizin rızkı sadece bizim değil" diyen esnaf, her 40 kasa balıktan 1 kasasını yabani hayvanların beslenmesi için doğaya bırakıyor.
Kırk Kasada Bir, Doğanın Payı
Modern ticaretin hırslı yapısına inat, bu balıkçı "40'ta 1" kuralıyla doğaya olan borcunu ödüyor. Dükkânın kapılarını açtığı ilk günden bu yana bir kez bile aksatılmayan bu gelenek, esnafın iş felsefesinin temelini oluşturuyor.
Satış yapılan her 40 kasa balığın ardından, taze ve kaliteli bir kasa balık ayrılıyor.
Ayrılan bu balıklar, yerleşim yerlerinden uzak bölgelere, martılar, sokak hayvanları veya diğer yabani canlıların ulaşabileceği noktalara bırakılıyor.
"Bu Bir Ticaret Değil, Şükür Yöntemi"
Geleneği sürdüren balıkçı, bu uygulamanın sadece hayvanları beslemekle kalmadığını, aynı zamanda dükkânının bereketini artırdığına inanıyor. Esnaf, "Biz bu denizden ekmeğimizi kazanıyoruz. Doğanın bize verdiğini, biz de doğayla paylaşmazsak bu dengenin bozulacağını biliyoruz," sözleriyle yaptığı işin manevi boyutuna dikkat çekiyor.
Komşular ve Müşteriler Memnun
Mahalle sakinleri ve düzenli müşteriler, bu uygulamadan oldukça etkilenmiş durumda. Birçok müşteri, "İyiliğin olduğu yerden alışveriş yapmak bize de huzur veriyor," diyerek bu eski usul dürüstlük ve paylaşım geleneğine destek veriyor.
Sosyal sorumluluk projelerinin büyük bütçelerle yapıldığı günümüzde, bir esnafın kendi imkanlarıyla oluşturduğu bu "sessiz" sadaka, gerçek sürdürülebilirliğin en güzel örneği olarak görülüyor.
Web Özel
www.habertusba.net





